Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
33372
post-template-default,single,single-post,postid-33372,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

Bayramın En Güzel Hâli: Birlikte Olmak

Bayram sabahları erken başlar; mutfaktan gelen sesler, koşuşturma, “geç kalıyoruz” telaşı… Paylaşmanın keyfiyle bu anlara sizi davet ediyor, bayramınızı kutluyoruz.

Bayram Sabahı

Yeni alınan kıyafetler giyilir, aynanın karşısında saçlar özenle taranır. Hazırlıkların tamamlanmasına yalnızca kısa bir an kalmıştır. Evde ilk bayramlaşma gerçekleşir; büyüklerin elleri öpülür, küçüklerin yüzü güler. Harçlıklar ve hediyeler dağıtılır. Bu güzel ritüelin ardından sıra büyükleri ziyarete gelir. Çantalar hazırlanır, “Hazır mıyız?” sorusu eşliğinde tatlı bir yol telaşı başlar.

Karşılama

Kapı çalınır çalınmaz içeriden o tanıdık ses yükselir: “Geldiler!” Anne babalar, çocuklarına ve torunlarına kavuşmanın sevinciyle heyecanla kapıda karşılama merasimine hazırlanırlar. Ardından peş peşe sarılmalar, kucaklaşmalar… “Nasılsın?” soruları, “İyi bayramlar!” cümleleri uğultulu bir neşe sesine karışır. Şekerlikler açılır, kolonya avuçlara dökülür. Daha ayakkabılar çıkarılmadan sohbet çoktan başlamıştır bile.

Sofra

Boşuna dememiş şair Cemal Süreya “Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı!” diye. Mutfaktan taşan hareketlilikle ortam iyice şenlik havasına dönüşür. Tepsi dolusu yiyecekler sofraya gelir gider, çaylar doldurulur, belki son bir tabak daha eklenir. Kim nerede oturacak derken masa genişler, sandalye yetmez olur. Kalabalık bir kahvaltı sofrasında herkesin yeri kendiliğinden bulunur.

Kahve & Sohbet

Kahve sırası gelir, “Nasıl içersin?” soruları havada uçuşur. Gönüllü biri mutfağa geçer, kahveler ağır ağır pişer. Fincanlar tek tek uzatılır; yanında isteyene sade, isteyene güllü, isteyene çifte kavrulmuş lokumla… Ardından “Ooo, bu bayramda hangi tatlıyı yaptınız?” sorusuyla tabaklara çeşitli tatlılar dolar. Eski bayramlar anlatılır, aynı hikâyelere yine gülünür. Kapı her çaldığında ev biraz daha kalabalık, biraz daha neşeli olur.

Hatıra Fotoğrafı

“Durun, fotoğraf çekilelim!” diyen biri bu özel günün sonunda seslenir. Herkes toparlanır, kahkahalar, espriler bu sırada evin içinde neşeyle yankılanır. İşte o andaki sevinç aynı karede buluşur. Sonra o fotoğraf, yıllar sonra bile aynı bayram sabahını hatırlatır.

 

Bayram, birlikte olabildiğimiz her anın kıymetini hatırlatan en güzel bahanedir; gönlünüzden eksik olmasın.

 131 okunma

Derya Ülkar